Bilgilendirme

Eylül 21, 2008 by admin · 2 Yorum
Şu kategori altına: Sitemiz Hakkında 

Herkese merhaba,

Sizde biliyorsunuz ki uzun bir süredir sitemiz güncellenmiyor. Bu konuda şikayet mailleri artmaya başladı.

Durumu size izah edeyim en iyisi.
Kısa bir süre önce yeni evimize taşındık. O nedenle evde henüz telefon hattı yok. Nakil işlemleri için gerekli uygulamaları yaptık ve şimdi yetkililerin gelip bağlamasını bekliyoruz.
Malum telefon olmayınca internette yok. İşyerinde internetimiz var ama ancak vakit buluyorum. Hatta bulamıyorum bile.

Bu durumdan dolayı tüm ziyaretçilerimizde ve slaytı henüz onay bekleyen üyelerimizden özür diliyorum. En kısa zamanda eskisi gibi sürekli aktif ve güncel olacağız.

Herkese iyi çalışmalar, iyi seyirler

Türk Dizi Filmleri

Eylül 14, 2008 by adnan67 · Yorum
Şu kategori altına: Sitemiz Hakkında 

          Öncelikle, Slaytube’nin yeni halini çok beğendiğimi belirtmek istiyorum. Bu vesile ile, Sitenin admini Uğur kardeşimi ve sitede emeği geçen herkesi kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.

          Ben, Suudi Arabistan’da çalıştığım için, burada bana ilginç gelen bir konuyu paylaşmak istiyorum sizlerle…

          Eskiden, (Yeni versiyonlar bu dizileri hatırlamazlar herhalde) Bonanza, Küçük Ev, Çarli’nin Melekleri, Dallas gibi yabancı Televizyon dizileri herkesi ekran başına toplar, “diğer bölümde neler olacak acaba?” diye tüm izleyenler bir sonraki bölümü merakla beklenirdi. Çok güzel dizilerdi onlar…

          Aradan uzun yıllar geçti. Türk Televizyon kanalları çoğaldıkça, aralarındaki rekabet, Türk Dizi filmlerinin kalitesinde önemli bir rol oynadı.

          Daha önce yabancı ülkelerden satın alınarak gösterime sunulan dizilerin yerini, şimdilerde Türk dizi filmlerine bıraktı. Ve bununla da kalmadı tabii. Bu Türk dizi filmlerinden bazıları şuanda bazı Arap ülkelerinde soluksuz izleniyor. Bir sonraki bölümde ne olacağı merakla bekleniyor.

          Ihlamurlar Altında ve Gümüş gibi Türk Dizi Filmleri…

          Suudi Arabistan’da, tanıdık ve tanımadık hemen hemen her Suudili, “Bir sonraki bölümde ne olacak?” “Türkiye’ye gidersem, Tuba Büyüküstün’ü (dizideki adıyla Lemis), hangi şehirde görebilirim” şeklinde sorular sorarak meraklarını dile getiriyor.

          Burada, birçok gencin cep telefonlarında Ihlamurlar Altında dizisinin müziği çalıyor. Tuba Büyüküstün’ün resimleri birçok cep telefonunun ekran görüntüsü olmuş durumda…

          Ve bu durum, Türkiye’nin turizmi açısından çok büyük bir reklam aslında.

          Bu da, bir Türk Vatandaşı olarak bana büyük mutluluk veriyor.

          Dizilerimizin, Arap ülkelerindeki başarılarının devamını diliyorum.

          Sevgi ve selamlar…

İlk Yazım Sitemiz ve Blogumuzla İlgili Olsun

Ağustos 22, 2008 by tevbekar · Yorum
Şu kategori altına: Sitemiz Hakkında 

Baştan aşağı yenilenen sitemizde artık birde blog kısmımız oldu. Hepimize hayırlı uğurlu olsun diyerek başlamak istiyorum. Aslında kafamda yazmak, paylaşmak istediğim o kadar çok konu var ki. Hepsini zamanla ve kalemim yettiğince paylaşmak niyetindeyim. Değerli dostum Uğur yani sitemizin sahibi admin arkadaşımız Uğur yine büyük bir özveriyle blog kısmını bizlerin kullanımına sundu. En başta Uğur’a bu platformu sitemize kazandırdığı için teşekkürü borç bilirim. Ve emeklerini esergemeyen tüm editör, üye ve ziyaretçi arkadaşlarada  benden koca bir teşekkür gelsin. Sitemize kattıkları herşey için.  Ben şahsen blog kısmına hem kendi düşüncelerimi hem de profesyonel olsun, amatör olsun değerli bulduğum yazarların makalelerini fırsat buldukça sizlerle paylaşmak niyetindeyim.  Umarım bu paylaşım sürecinde tek başıma kalmam, katılımlarla daha zengin bir ortam da düşüncelerimizi anlatma fırsatı bulurum-buluruz. Hem ne demişler söz uçar yazı kalır. Yazmakta okumak kadar insanlara verilmiş en büyük ayrıcalıklardan biri olsa gerek. Yazmak kimilerinin pek yapmadığı birşey olsa da kimileri için en büyük tutku ve neredeyse hayatın anlamı. Yazmak biraz da hayatı not almak, değişen duygularımızı ileride hatırlamak üzere biriktirmek demek. Yazmak aslında sesli düşünmek, ruhumuzu ve düşüncelerimizi özgür bırakmak hatta kendimizi keşfetme adına yapılan yolculukların en güvenilir olanı. Haytım boyunca okumak kadar yazmayıda sevdim. Sevdim ama öyle çok fazla okuduğumu, yazdığımı da söyleyemem. Ama hatırı sayılır bir kitaplığımda yok değil. Okuyupta eşe dosta armağan ettiğim kitaplarıda geri istesem sanırım güzel bir kütüphanem olurdu :) Yazma konusunda hiç bir iddiam veya kendimde gördüğüm bir yetenek olmadı. Düşüncelerimi ifade edecek kadar yazıyorum işte. Hatta bugünlerde Suç ve Ceza’yı yazıyorum. Önce Suç’u yazıyım eğer tutulursa Cezayı da akabinde yazarım. :) Latife bir yana tabi ki yıllar önce Dostoyevski nin yazdığı bir başyapıtı önüme koyup aynen yazmıyorum. Benim yazılarım daha çok denemeciliğin büyük üstadı Montaigne’in yazdığı türden şeyler. Onunkiler kadar kötü değil ama :) Demek isterdim fakat onunla boy ölçüşmek istemem.  O büyük yazar bir şeyler yazma konusunda ve kendi iç dünyamı keşfetme yolunda kafamdaki ampülü ilk yakan yazarlardan biri olmuştur. Onun içinde Montaigne’in yeri hep ayrı olmuştur bende. Bir yerlerde kalmış çok yazılarım vardır düzensizde olsa. Aklıma gelmiş yazmışımdır. Çoğunu kimse okumamış hatta bende çoğu yazdığımı ikinci bi kez okumamışımdır. Yani benim yazmakla ilgili tuhaf ilişkim bunlardan ibaret. Uzun yıllar boyu tuttuğum günlüğümüde edebi bi şaheser olarak kabul edersek bayağı bi yazar sayılırım. JNeyse ilk yazım için bu kadar cümle yeter. Devamı gelir nasıl olsa…